Çevre kirliliğinin oldukça arttığı günümüzde kirliliğin artmasını ve enerji israfını engellemenin yanında çevre bilincini sağlamanın da şahsi vazifelerimizden olduğu kanaatindeyim. Demir hurdalarının geri dönüşümle kazanılması da işte bu noktada gerçekten önem arz eder. Ham demir çeliğin üretilmesi ve işlenmesi için gereken enerji tüketimi hurda demirin işlenmesi için ihtiyaç duyulan enerjini altıda biri kadardır.

İnşaat hurdaları, dökme, toz, granül hurdalar ve benzerleri daha birçok alandaki kilolarca demir hurdanın geri dönüşümle kazanılması ile elde edilecek tasarruf azımsanamayacak büyüklükte. Geri dönüşümle kazanılan bu hurdalar demir fiyatlarını da elbette ki etkilemektedir.

Her ne kadar İngiltere ve Şili gibi ülkelerin demir-çelik-metal sektörünü ellerine bulundurduğunu söylemek mümkünse de Türkiye’nin de bu sektörde söz sahibi olduğu yadsınamayacak bir gerçektir. Ülkemizde üretilen demirin büyük bir kısmı elektrikli ark ocaklarında dönüştürülen demir hurdalarından oluşmaktadır.

Bu da hurda tüketiminin arttığı anlamına gelir. Elektrikli ark ocakları demir hurdalar sayesinde düşük maliyetli demir üretimi gerçekleştirmektedir. Bu durum bizlere şunu gösteriyor ki elektrikli ark ocakları arttıkça hurdaya duyulan ihtiyaç da akabinde artacaktır. Bahsettiğimiz tüm bilgilerden yola çıkarak hurda fiyatlarını arz-talep döngüsü ile bağlantılı olduğunu söylenebilir. Bölgesel bazda oluşan fiyatların yanında hurda ithalat ve ihracatıyla birlikte global fiyatlamanın da oluştuğunu söyleyebilmek mümkündür. Ayrıca bölgesel bazda oluşan fiyatlamanın yanında hurda çeşitleri arasında fiyat farkları bulunmaktadır.